Gündem

Antik Yunan Filozofları ve Antik Yunan’da Felsefe

 

Felsefe M.Ö.6.yy’nin ilk yarısında o zamanki dünya görüşünün insanları tatmin etmemesinden doğmuştur. Yeni uygarlıkların keşfi birtakım sorunlar ortaya koymuş, insanları bu sorunların üzerine eğilmeye sevk etmiştir. Bu yüzyıllarda Ionia’nın aydın çevrelerinde kıpırdanmaya başlayan düşünce hareketleri dinin ve taassubun zincirlerini kırmış dünyada olup biten şeyleri doğa üstü güçlerle değil tabiata egemen kanunlarla açıklama eğilimi baş göstermiştir. Bu dönemlerde başlı başına şahsiyetler çıkmış ve bu kişiler eski geleneklere karşı çıkarak dünyanın menşeini kavramak ve onu meydana getiren elemanları saptamak için uğraşmışlardır. Bunlara doğa filozofları adı verilmektedir. Aslı Hekimoğlu tarafından yazılan bu yazıda Antik Yunan Filozofları ve Antik Yunan’da felsefe konusuna değineceğiz. Keyifli okumalar dileriz.

Antik Yunan Filozofları Hakkında

Doğa filozoflarının vardıkları birbiriyle çelişen çeşitli sonuçlara rağmen bilime yaptıkları en büyük hizmet bu sorunları ilk kez ortaya atmaları ve bilimi pratik amaçlar için kullanılan bir araç değil, gerçeğe ulaşmak için teorik nitelikte bir araştırma olarak kabullenmeleridir.

M.Ö. 5. yy.’ın ilk yarısında yetişen düşünürlerin büyük kısmı ya Atinalı ya da Atina’da yerleşmiş yabancılardır. Anadolu’da da bu felsefeyi sürdüren bazı filozoflar yaşamaktadır fakat bunlar birbirleriyle çelişen teoriler ileri sürdüklerinden geniş çevrelere ulaşamamıştır. Dönemin önemli filozofları arasında yer alan Herakleitos doğada hiçbir şeyin olduğu gibi kalmayıp nesnelerin sürekli “logos” (akıl) olarak gösterdiği ve ateşle bir saydığı kanuna göre değiştiğini ileri sürmüştür. Thales, bu dünyayı ve her şeyi meydana getiren şeyin su olduğunu iddia etmektedir. Anaksimandros havayı sudan önemli görür. Parmenides ise dünya hakkındaki görüşünü akıl ve mantığa dayamak suretiyle kurmak istediğinden Yunan felsefe tarihinin ilk rasyonalist filozofu olarak bilinmektedir.

Antik Yunan Filozofları: Demokritos ve Sokrates

Demokritos ve Sokrates bu dönemin en ünlü düşünürlerindendir. Demokritos düalist düşüncelerin tersine dünyadaki şeylerin sayıları sonsuz, bölünmeleri imkânsız, son derece küçük, renksiz ve sade olan zerrelerden yani atomlardan meydana geldiğini savunmuştur. Sokrates insanları kendi kendilerine öğrenmeye sevk ederek yurttaşlarının ahlaken daha iyi olmalarını, sosyete ve devlet içinde daha faydalı elemanlar olarak çalışmalarını istemektedir. Yetiştirdiği öğrenciler M.Ö. 4.yy. da felsefe alanında büyük gelişmeler yapmışlar ve onun düşüncelerini uzun süre yaşatmışlardır. Sokrates’te eskiyi yıkmak isteyen devrimci bir taraf da vardır. Bu yönü sebebiyle ağır eleştirilere uğramış, sonunda Anitas adında bir Atinalı’nın onu tanrıları inkâr etmek ve gençliği zehirlemekle suçlaması üzerine mahkemeye verilerek idama mahkûm olmuş ve zehir içerek intihar etmiştir.

4.yy’da bir taraftan Demokritos’un atom teorisi geliştirilmekte diğer taraftan Sokrates’in felsefi düşünceleri öğrencileri tarafından ilerletilmektedir. Bu öğrenciler arasında Atina’da bir ekol kuran Antistanes gösterilebilir. Antistenes’e göre dünya hazları ve kültür elemanları insanlar için zararlıdır. Bunun için insanlar alçak gönüllü olmalı, gayet sade ve hatta ilkel bir yaşam sürdürmelidir.

Bununla beraber Sokrates’in öğrencileri arasında esas öne çıkan isim Platon’dur. Platon felsefesinin özünü idealar teorisi ve insan ruhunun ölümsüzlüğü teşkil eder. İçinde olduğumuz sürekli akış halinde olan nesneler dünyasının ötesinde Platon’un reel varlıklar olarak kabullendiği “idealar dünyası” yani tümel anlamların meydana getirdiği sonsuz bir dünya vardır. Gerçek sandığımız nesneler bu ideaların yaşadığımız dünyaya yansımalarından başka bir şey değildir. Platon’un en ünlü öğrencisi ise Aristo’dur.

Platon’un En Ünlü Öğrencisi: Aristo

Aristo hocasının “idealar” teorisinin mistik kısımlarını incelemiş ve aynı zamanda siyaset bilimi ile uğraşmıştır. Makedonya kralı İskender’in öğretimiyle uğraşmış ve onun Yunan kültürüyle yakından ilişkiye girmesini sağlamıştır. Aristo bilimleri dört kısma ayırmıştır: Mantık, metafizik, doğa tarihi ve ahlak. Son iki gruba dair yazdığı eserler çok önemlidir. Doğa bilimi olarak alanlarında yaptığı çalışmalarında zengin etüt koleksiyonları toplamakla bilimsel çalışmaların tam anlamıyla kurucusu olmuştur. Siyaset bilimi alanında da uzun incelemeler sonucu “Politikai” adlı bir eser yazmış, bu eserinde tarihte karşılaştığı monarşi, aristokrasi ve demokrasi olmak üzere üç devlet sistemiyle meşgul olmuştur. Bu kitap Yunanistan’ın yüzyıllar boyu siyasal durumu hakkında etraflı bilgiler verdiği için tarihçiler tarafından çok önemsenmiş ve kullanılmıştır.

Aristo’dan sonra daha önceki filozofların yerini tutabilecek geniş görüşlü bir kimse yetişmemiş, genellikle tek tek bilim alanlarında uğraşan bilginler ortaya çıkmıştır.

Tufan Mitosları

İlgili Makaleler

4 Yorum

  1. Arisro tek gecerim ona dair daha uzun Bi içerik olursa sevinirim Yunanlıların tarihi bana cok büyüleyici geliyo okurken bile gözümde canlandırma hissetme oluyo elinize sağlık

  2. Eskiden yaşanan olayları okumak gerçekten sürükleyici ve çok güzel. Kalemine emeğine sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu