Gündem

Antik Yunan’da Ölüm

Antik Yunan’da Ölüm

Antik Yunan’da ölüm ve ardından gerçekleşen cenaze merasimi aslında bizim bugün aşina olduğumuz cenaze törenlerinden çok da uzak değildir. Nitekim çok tanrılı inançlardaki ölü gömme gelenekleri ile günümüzdeki gelenekler arasında çok büyük farklar yoktur. Sonuçta şu veya bu şekilde öldükten sonra dirilme inancı neredeyse tüm geleneklerde mevcuttur ve insanlar da kendi inançlarına göre bazı ritüeller geliştirmiştir.

Antik Yunan’da Ölüm: Cenazenin hazırlanması

Yunan dünyasında birçok toplumda olduğu üzere, ölüm bir kirliliktir. Hatta ölen insanla birlikte evdeki insanlar, ev ve oradaki bütün eşyalar kirlenmiştir. Ölüm haberi diğer insanlara evin en yaşlısı tarafından verilir. Ölünün ardından yapılan işlemler İslamiyet’teki uygulamalarla benzerlik taşmaktadır. Gözün kapatılması, çenenin bağlanması, kefen giydirilmesi gibi… Cenazenin yıkanma işlemi genelde ertesi gün yapılır. Ölü yıkayıcıları cinsiyet ayırmaksızın kadınlardan oluşur. Yıkama işleminin ardından parfümlenip güzel kokulu otlar içeren bir kefene sarılan ölü, başına bir taç takılarak sergilemeye hazır hale getirilir.

Antik Yunan’da Ölüm: Cenaze Merasimi

Ölen kişinin önemine ve zenginliğine göre süreç değişir. Bu süreç sade vatandaşlar için 3 gündür. Merasimler sırasında aile bireyleri saç yolmak, kül içinde yuvarlanmak, başlarını duvara vurmak yoluyla acı ifadelerini sergilerler. Bu merasimlere parayla tutulmuş olan ağlayıcılar da iştirak ederler. Törenler sırasında ölüden yayılan kötü kokuları engellemek amacıyla ölü yatağının etrafına kokular sürülür.

Antik Yunan’da Ölüm: Merasim Sonrası

Merasim sonrası genellikle sade vatandaşlar omuzlarda taşınarak zenginler ise arabalarla defin alanına götürülür ve bu arabalar götürüldükleri yerde bir daha ölüm olmaması amacıyla yakılırlar. Ölü gömülmeden önce ağzına bir sikke konur. Bu sikke ölen kişinin sonraki hayata ulaşabilmesi için onu nehirden geçirecek olan kayıkçı Kharon’a ödemesi gereken bir rüşvettir. Ayrıca mezarın içine ballı kurabiyeler konur. Bu da ölüler ülkesindeki tanrı ve tanrıçalara ikramdır. Daha sonra mezar kapatılır. Ölünün baş ucuna denk gelecek bir yerde bir çukur açılarak burada bir horoz kurban edilir. Daha sonra başka bir kurban daha kesilerek mezarın başında bir ziyafet verilir.

Mezarın kapatılmasının ardından erken dönemlerde ölünün evi olarak yorumlanan mermer steller (taş anıtlar) dikilir. Beyaz olmasının nedeni ruhun saflığının ve arınmışlığının göstergesidir. Bir dönem Atinalı yas koyucu Solon bu stel dikme geleneğini çok masraflı olduğu gerekçesiyle yasaklamıştır. Bu yasak halk arasında çok yıkıcı bir etki yapmıştır. Bundan sonra çömlekçiler, daha önceden parfüm ya da merhem kabı olarak kullanılan bazı kapları beyaza boyayarak mezarlarda stellerin yerine kullanmaya başlamıştır.

https://www.shallwe.com.tr/ilginc-cenaze-gelenekleri/

İlgili Makaleler

11 Yorum

  1. Acıkcası kül içinde yuvarlanmak baya ilginç geldi, parayla tutulan ağlayıcılar traji komik… Bana en cok ölenin küllerinin yakılması enteresan ve Bi o kadar acımasız geliyo..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu