Gündem

Anna Jarvis ve Anneler Günü

Anna Jarvis ismini hiç birimiz duymuş değiliz ancak Anneler Günü’nün en kilit ismi olması nedeniyle yazımızın ana konusu olmuştur. Anneler Günü, her sene Mayıs ayında kutladığımız ve tüm annelere hediye edilmiş olan bir gündür. Bu yazımda bu günün nereden çıktığını, hangi süreçlerden geçtiğini ve günümüze nasıl ulaştığını anlatmaya çalışacağım. Bu vesileyle tüm annelerimizin anneler gününü kutlarım.

Anna Jarvis ve Anneler Günü

Aslında tarihsel süreçte annelere özel etkinliklerin düzenlendiği dönemler olmuştur. Özellikle çok tanrılı inanca mensup topluluklarda, ana tanrıçalar için özel kutlamalar yapılmıştır. Fakat günümüzde kutladığımız anneler günü ile bağlantısı var mıdır tartışılır tabi. Ancak bilinç anlamında bir alt yapı oluşturduğunu söyleyebilirim.

Modern Anneler Günü

Anna’nın annesi olan Ann Jarvis, Amerikan İç Savaşı döneminde tarafsızlığını korumaya çalışan birisidir. Her iki tarafın da yaralı askerleriyle ilgilenmiş bir gönüllüymüş. Bir ara her iki tarafın askerlerine hitap eden Anneler Dostluk Günü adında bir çalışmaya girişmiş. Böylece her iki taraf için de barışı sağlamaya çalışmış. Ne yazık ki Ann Jarvis, 1905 yılında hayata veda etmiş.

Anna Jarvis’in Mücadelesi

Modern anlamda kutladığımız gün ise 113 yıl öncesine uzanıyor. Günümüzden 113 sene önce, 1908 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Anna Jarvis isimli bir kadın, vefat eden annesi için her yıl anma ritüeli yapmaya başladı. Anna, Virginia eyaletinde bir öğretmendi ve çok sevdiği annesi için öğrencileriyle birlikte anma etkinliği düzenledi. Yüzlerce çocuğun katıldığı etkinlikler bir anda dikkatleri üstüne çekmiştir. Bazı siyasiler bu davranışı uygun bulmamıştır. İşte o an Anna Jervis müthiş bir hukuk mücadelesi vermeye başlar. Bu hukuk savaşını öyle bir zaferle taçlandırmıştır ki, tüm Amerika’da kutlanmasına karar verilir 1914 yılında.

Dünyaya Yayılması

Anna’nın verdiği mücadele çok çetin olsa da meyvesi güzel oldu diyebiliriz. Yapılan ritüel aslında oldukça basittir. Her çocuk, hediye olarak annesinin en sevdiği çiçeği hediye edecektir. Anna da bu ilk kutlamalar için vefat eden annesinin en sevdiği çiçeği törene katılanlara hediye etti. Bu hareketi başka bir başarısını da doğurmuştur zira beyaz karanfil, anneler günü sembolü olarak Amerika’da yaygınlaştı. Hükümetin resmi onayı olmasa bile gayrı resmi olarak pek çok bölgede birden yaygınlaşmıştır bu kutlamalar. Nihayetinde 8 Mayıs 1914 tarihinde senato da bunu resmen kabul etmiş ve artık Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü olarak resmileşmiştir. Kısa bir süre sonra pek çok ülke de Anneler Günü’nü resmen kabul etti. Her ülke aynı tarihte kutlamasa da farklı tarihlerde, aynı fikir ve bilinç üzerine kutlamaktadır.

Anna’nın Pişmanlığı

Edindiğim bazı bilgilere göre Anna Jarvis bu günü icat ettiği için pişman olmuştur. Çünkü bir anda çok geniş kitlelere yayılsa da kapitalizmin pençesine düşmesi de uzun sürmemiş. Para patronları bunu da sömürmek için ellerinden geleni yapmış ve bu özel günü, para kapısı haline getirmişler. İşte bu durum Anna’yı oldukça rahatsız etmiş ve bu sefer de kendi icat ettiği bu günün kaldırılması için uğraşmış. 1920’li yıllarda insanların hediye almak için para harcamasını önlemeye çalıştı. Ancak iş çığırından çıkmıştı. Şirketler, satışlardan ona pay verilmesini bile teklif ediyordu. Aslında sabote edilen şey sadece kendi icadı olan bir gün değildi.

Acı Bir Son

O, en kalbi ve en masum his olan anne sevgisine adanmış bir şeyin satılmasına, pazarlanmasına, yozlaştırılmasına karşıydı. Ev ev, kapı kapı dolaşarak bunun kaldırılması için uğraştıysa da başaramadı. Yaşı ilerledi ve akli dengesini kaybetmeye başladı. Çok yoğun bir çalışma hayatı geçiren Anna, evlenip çocuk sahibi de olmamıştı. Hayatının son demlerini bir akıl hastanesinde geçirdi ve ne gariptir, ne acıdır ki bu sürede ücretlerini ödeyenler de Anneler Günü’nde satış rekoru kıran çiçekçiler oldu fakat bu bilgi kendisine hiç söylenmedi.  Anna Jarvis, 24 Kasım 1948 tarihinde hayata gözlerini yumdu.

 

Online Alışveriş ve Bundan Kurtulmanın Yolları

 

 

 

Malahay

KTÜ mezunu bir tarihçi, sosyal bilimlerin en fantastik savunucusu, Shallwe içerik üreticisi...

İlgili Makaleler

8 Yorum

  1. Mücadeleci Bi kadın ve malesef üzücü Bi son.. bazı insanların bu sekilde yalnız ölümü haketmedigini düşünüyorum.. İyiki bugunü icat etmis yinede 1 günde olsa ayrıcalıklı hissetmek güzel… Yarın hayatın gercekleri gene bizimle

  2. Mücadele ve üzücü bir son olmuş.
    Tüm kadınlarımızın Anneler gününü kutlarım, paylaşım için teşekkürler.

  3. Hikâyenin sonu gerçekten çok acı bitmiş. Daha önce gerçekten bu ismi duymamıştım. Koca yürekli Ann ve Anna’ya eşitlik ve sevgi mücadeleleri için teşekkür ederiz. Bu tarih gözümde daha bir anlamlandı. Yazarımızın kalemine sağlık..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu