içinde

Altın Post Efsanesi

Altın post Efsanesi

Mitolojinin her zaman abartılarının olduğunun kanıtı olarak karşımıza çıkan bir hikaye olan Altın post Efsanesi bugünkü konumuz. Uçan koç, hareket eden kayalar, ihanetler ve daha niceleri, hepsi bu hikayenin içinde mevcut. Sizler için yazdık. Keyifli okumalar.

ALTIN POST EFSANESİ

İason Geri Dönüşü

Yunan Mitlerinde sıklıkla anlatılan Altınpost Efsanesi şöyledir. Aison oğlu İason yeterli yaşa gelinceye kadar iktidarını kardeşi Pelias‘a emanet eder ve İasonu yetişmesi için dışarıya gönderir. İason yetişkin bir erkek olduğunda savaştığı panterin derisini üzerine giyer, iki elinde mızrak ve sol ayağı çıplak olarak İolkos’a geri döner.

Amcası Pelias, daha önceden kahinin söylediği ”Ayağında tek ayakkabı olandan sakın” sözünü hatırlayarak İason’dan korkar. Huzuruna çıkan yeğeni tahtını geri istediğinde tahtı vermemek için, Phriksos’u sırtında taşıyan koçun postunu getirmesini ister.

Uçan Koç mu olur demeyin, olur.

Şimdi bu koçta nereden çıktı demeyin mit anlatıyoruz ya, şimdi burada durup Athamas ikinci karısı İno’nun sözüyle Nephele’den olma çocukları Phriksos ile Helle’yi, Zeus’a kurban etmek istemesine değinmek zorundayız. Kafanız karıştı değil mi? Endişe etmeyin Yunan Mitinde kimin eli kimin cebinde belli değil. Konumuza dönelim; Zeus, kurban etmek yerine çocuklara kanatlı ve altından bir koç gönderir.

Altınpost Efsanesi

Çanakkale Boğazı’na Adı Verilen Kız

Phriksos ile Helle, koçun sırtına binerler ve doğuya doğru uçarlar. Yolda Helle koça tutunamaz denize düşer ve boğulur. (Helle’nin düştüğü yerin Çanakkale Boğazı olduğu var sayılır). Buraya Helle Denizi anlamına gelen Hellespont denir. Phriksos ise, Kolkhis’e, (bugünkü Gürcistan’ın güneybatısında bir yer olduğu sanılıyor) Kral Aites’in yanına gider. Phriksos’un koçtan indiğini gören Kolkhis Kralı onu kızıyla evlendirir. Phriksos’da koçu Zeus’a kurban edip postunu krala sunar, kral, postu Ares’e adar ve tanrının kutsal ormanındaki bir meşe ağacına çiviler. Postun hikayesi kısaca böyledir.

Dönelim Tekrar İason’a…

Amcasının verdiği görevi kabul eden müstakbel Kral İason, Phriksos’un oğlu Argos’tan yardım istemiştir. Argos da Athena’nın önerisiyle “Argo” isimli elli kürekli teknenin yelkeni kare olarak tasarlanmış olan gemiyi yapar.

Argo’nun pupasındaki kadın figürü için özel bir ağaç getirten Athena tarafından yapıldığı ve bu kadın figürünün canlı olduğu da söylenceler arasındadır. İason’a eşlik eden yoldaşlarına geminin adı olan Argo’dan yola çıkarak Argonot (Argoanut) denir.

Argo Ne Demek?

Kelime ”hızlı” manasındaki “Argo”dan türetilmiştir. (Yani şimdi sizin kullandığınız argo var ya o küfür değil hızlı demektir.) İason ve yoldaşı Argonotlar’ın gelişmiş Kolkhi ülkesine seferlerini anlatan Yunan Mitolojisinin bu en ünlü efsanesi, yol boyunca uğranan ülkeler, aşılan mitlerle devam edip günümüze kadar evrile çevrile gelmiştir.

Anlatılan mitolojik hikayede; Medeia’yla evlenerek postu alan kahramanımız İason’un, İolkos’a dönüp tahtı devraldığı anlatılmaktadır. İolkos’da  bir süre sakin bir hayat sürdüğü veya bir süre sonra kovulduğuna dair birçok farklı anlatımları da vardır.

Yunan Edebiyatına Damga Vurdu

Altınpost efsanesi Yunan edebiyat ve güzel sanatlarında yoğun bir etki yaratmıştır. Dönemin ve sonraki dönem ünlü sanatçıları olan; Hesiod ve Eumelios, büyük Yunan trajedi yazarları; Aischylos, Sophokles ve Euripides bu hikayeden etkilenmiştir. Delfi’de bulunan ve heykeltraşı bilinmeyen Friz heykeli de bu hikayeyi konu etmiştir. Şair ve bilgin Rodoslu Apollonios, ünlü Romalı yazar ve düşünürler Seneca, Homeros, Herodot gibi ünlü isimler hikayelerinde ve sanatlarında bu mitolojik olayı ele almışlardır.

Gerçek Nerede Başlıyor?

Altın Post efsanesi ile ilgili her araştırma yaptığımda tarih nerede, mit nerede başlıyor kestirilemez olduğunu düşünmeden edemiyorum. Ordu’nun en kuzeyindeki Çaytepe Köyü yakınlarındaki Yason Burnu, adını İason’dan mı almıştır mesela?
Bu hikayeyi okudukça birçok soru akıllara gelmektedir. Örneğin; Yunanlıların Karadeniz’de yerleşik hayata başlamalarının sebebi; cesur ve keşfetmeye istekli mi ya da bilemiyoruz, belki de yağmacı olmaları mı? Bazı denizcilerin aşılamaz diye düşünülen “Çarpan Kayalar”ı aşmaları sonucu mu gerçekleşmiştir?

Karadeniz’in geçit vermeyen mitolojik “çarpan kayaları” ilk kez İason’un bulunduğu gemi Argo’ya geçit verip, ondan sonra mı sabitlenmişlerdir? Yoksa bunun efsanevi kayalarla hiçbir alakası bulunmadığı, bir çok gemiyi yutmuş Karadeniz’in akıntılarının neden olduğu mu anlaşılmıştır?

MİT Çürütüldü

Yakın zamana kadar Argo gibi bir geminin Çanakkale Boğazı’ndan geçemeyeceği mitini 1984 te, İngiliz yazar Tim Sever’ in, Argoya benzer bir tekne yaptırıp boğazı geçmiş ve bu tezi çürütmüştür.

Mitler kimi keşiflere, sanatlara, hatta insanın özüne, doğasına ne kadar da yakın ve olayları, abartan, çoğaltan, niteliklerden uzak olduğu defalarca kanıtlanmıştır. Ancak sıradan yaşamları olsa bile her bir söylence ağızdan ağza, kulaktan kulağa abartılarak dolaşmış ve tüm insanlığa ilham vermiştir.

Altın post efsanesi yazımdan sonra dünyayı dolaşmış, seyyah, bilim adamı, politikacı ve sanatçı Marco Polo’nun hikayesini okumak isterseniz, Turan Cevdet Ekinoğlu sizler için kaleme aldı. Okumanız için aşağıya linki iliştiriyorum.

Marco Polo: Venedik’ten Çin’e

Yorumlar

Cevap bırakın
  1. Mitolojide her zaman karşımıza çıkan şaşırtıcı olaylardan bir kısım daha…
    Mitolojik hikayeler zaman zaman sınırlarımızı zorlasa da her zaman okunması keyifli hikayeler olmuştur 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

marco polo

Marco Polo: Venedik’ten Çin’e

ogretmenin gunu

Öğretmenin Günü