içinde

“Adem Ejderhası” Lakabıyla Dönemine Damga Vuran: Yahya Ağa

Yahya Ağa
"Adem Erderhası" Lakabıyla Dönemine Damga Vuran: Yahya Ağa

16. asır sonlarında Budin yeniçerilerinden namlı bir şehbaz yiğit, adı Türkiye tarihine altın kalemle yazılmış bir kahramandır Yahya Ağa…

“Adem Ejderhası” Lakabıyla Dönemine Damga Vuran: Yahya Ağa

Yahya Ağa, “Adem Ejderhası” lakabıyla anılırmış. İki metreyi aşan bir boyu varmış. Kolları çınar dalına, yumrukları demirci balyozuna benzeyen Ağa, pekçe bastığı yeri çökertir, bilek kalınlığında demir çubukları incecik bir tel gibi bükermiş… O zamanlar askerlik, pençe, pençe, bilek ve bazu kuvvetine dayanırdı. Adem Erderhası, asker ocağında ilk şöhretini kazandığı zaman bıyıkları yeni terlemiş 18 yaşlarında bir delikanlıymış.

Henüz 25 yaşında bir koç yiğitken de Macaristan’ın meşhur Budin Kalesi’ne yeniçeri ağası tayin olunmuştu. 1595’te Almanya imparatoruna karşı harp açılmıştı. Almanlar, Türklerin karşısında meydan muharebelerinde dayanamıyorlardı. Fakat, kış gelince, yüz binlerce askeri sınır topraklarında barındırmak ve beslemek imkansız olduğundan, Türkler Macaristan kalelerinde yeteri kadar muhafız bırakarak, ordunun ağırlığını Belgrad’a çekiyorlardı.

Kalenin yardımına gönüllüler geldi…

Bu arada İstolni Belgrad Kalesi’nde de 10 bin askerimiz vardı. Almanlar kış ağzı 40 binden fazla bir kuvvetle gelip bu kaleyi muhasara ettiler. Muhasara uzun sürerse ve etraftan erzak temin edemezse, cephane yardımı göremezse, kalenin durumu çok kötü olabilirdi.

Kalenin yardımına en yakın yerlerden birkaç bin gönüllü geldi, bunların arasında Budin Yeniçerisi Adem Ejderhası da vardı. Muhasaranın daha birinci haftasında, kalenin sarnıçlarında bir yudum su kalmadı. Belki 10 kılıç darbesiyle yere düşmeyecek olan şehbaz ve şehlevent yiğitler bitap ve perişan boş sarnıçların taşlarını yalıyor ve yerlere serim serim seriliyordu.

Türk ordusunun kışa rağmen Belgrad’dan kalkıp gelmesi en az 2 aylık işti. İstolni Belgrad’daki askerimiz için tek bir kurtuluş yolu kalıyordu: kaleyi “vire”yle düşmana teslim etmek…

“Vire”yle teslim…

“Vire” bir kalede muhasara edilmiş bir askeri kuvvetin, askerlik şerefi olan silahlarını muhafaza ederek kaleyi vermesi ve düşman tarafından açılacak yoldan çekilip gitmesiydi. İmzaladıktan sonra vireyi bozmak, kaleyi veren kuvveti esir almak bir alçaklık, askerlik namusu için leke sayılırdı.

Almanlar İstolni Belgrad paşasına vire teklif ettiler, paşa da kabule mecbur oldu, binlerce yiğidi susuzluğa kırdırmaktan ise, devlete karşı bu ağır mesuliyeti kabul etti. İki kumandan karşılıklı ikişer rehine göndererek vire şartlarını konuşmaya başladılar. Kalede yapılan bu konuşmada Budin Yeniçeri ağası Yahya Ağa da bulundu. Vire anlaşması imza edilince söz aldı.

Dünya Tarihinden Böyle Ölüm Görülmedi Dedirten 10 İlginç Olay

“Kendim için vireyi kabul etmiyorum”

“Ben, yalnız kendim için vireyi kabul etmiyorum. Önüme baka baka kaleyi düşmana bırakıp gidemem. Kalede kapanıp, susuzluktan köpek gibi de ölemem… Evvela ben tek başıma çıkacağım ve dövüşeceğim… Ya muhasara hattını yarar geçerim yahut ölürüm. Vire anlaşması benim mukadderatım belli olduktan sonra yürürlüğe girer…” dedi.

İstolni Belgrad paşası, Yahya Ağa’yı iyi tanıdığı için ses çıkarmadı, düşman murahhası da bu mertçe teklifi kabul etti. Adem Ejderhası’na sekiz kişi daha iltihak etti. Bu 9 fedai için anlaşmaya bir madde daha ilave edildi. 40 bin kişiye karşı meydan okuyan 9 kişinin cengini, kale bedenlerinden heyecanla seyretmiş bir Türk askeri, müverrih Peçeveli İbrahim Efendi’ye şöylece anlatmıştır:

“Yahya Ağa, yanına beş yüz ok aldı ve 8 arkadaşıyla kaleden çıktı. Etrafını derhal çifte kat zırha bürünmüş binlerce kafir sardı. Adem Ejderhası, beş yüz okunun bir tanesini bile yabana atmadı… Her birini bir demir giyimli düşmanın göğsüne sapladı… Attığı oklar ikişer kat zırhları delip kalpleri ve ciğerleri parçaladı. Okları tükenince kılıcına el attı… Yüz kişiyi de kılıçla devirdi… Akıbet sağ kolunu çalıp düşürdüler… Yahya Ağa’yı 8 arkadaşıyla şehit ettiler.”

Alman kumandanı bu kahramanları İstolni Belgrad karşısında bir tepeye askeri merasimle defnettirdi. Aslında ise şan ve şerefle tarihimize gömüldüler.

Reşad Ekrem Koçu

Yorumlar

Cevap bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yükleniyor…

0

Yorumlar

0 yorum

venüs gezegeni

Venüs İle İlgili Her Şey!

sevgili kavgası

Sevgili Kavgası. Kız Arkadaşına Mesaj Atan Kişiyi Pompalı Tüfekle Vurdu.