SON DAKİKA

Absürd Hikayeler Serisi 1 – Necati

haha

16 Eylül 2018'de eklendi

Absürd Hikayeler Serisi 1 – Necati

Sevgili dostumuz, Shall We? üyesi Turan Cevdet Ekinoğlu’nun ” Absürd Hikayeler Serisi 1 – Necati ” yazısı sizlerle… Bu absürd hikaye serisinin bitmesini istemeyeceksiniz!

Absürd Hikayeler Serisi 1 – Necati

Merhaba, ben Necati. “Battı Balık Necati.” Daha doğrusu “Battı Balık Yan Gider Necati” ama arkadaşlarla yaptığımız tuhaf bir toplantı sırasında “Abi ben yengeç miyim yanbili yanbili gideyim değiştirelim şunu” diye itiraz edince beni kırmayıp sondaki “Yan Gider” kısmını attılar sağ olsunlar. Dediğim gibi, tuhaf bir toplantıydı.

Lakabımdan da anlayacağınız üzere hayatına şansın pek uğramadığı bir insanım. Üniversite mezunu diplomalı bir işsiz, iflah olmaz bir şanssız ve dillere destan bir “sap” düşünün. Hah işte o benim. “Maşallah” dediğim üç; “Allah acil şifa versin” dediğim beş bilemedin pat çatlasın çal oynasın en fazla on gün yaşıyor. Bunu söylerken mecaz yapmıyorum cidden bunu bile yaşadım.

Birkaç sene önce eski bir tanıdığımız ve aynı zamanda da bir dönem komşumuz olan Ramazan Dayı’nın kaza yaptığı haberini üzüntüyle öğrendiğimde “Allah acil şifalar versin” deyip dua etmiştim. Bir hafta geçmemişti ki ölüm haberi geldi. Meğer bu Ramazan Dayı’nın bünyesi zayıfmış. Enfeksiyon kaptı dediler. İyi adamdı rahmetli. Neyse bu konudan daha fazla bahsetmek istemiyorum.

 

Dediğim gibi üniversite mezunu diplomalı bir işsizim. Oysa tarih bölümünü çok büyük bir hevesle okumuştum. Fakat okul yıllarımda yaşadığım böbrek rahatsızlığı, it gibi çalıştığım dersin sınav saatini yanlış hatırlayıp saat 10:00’daki sınava öğlen saat 13:00’da gitmeye yeltenmem gibi ufak tefek aksaklıklardan dolayı iyi bir derece elde edemedim. Yine de üniversite yıllarım paha biçilemeyecek kadar güzeldi. Her ne kadar vampir gibi yaşamış olsak da… Evet, gerçekten vampir gibi yaşadık.

Birkaç tane yamyamın en ilkel bir biçimde medeniyet kırıntılarını keşfetmeye çalıştığı bir evdi bizim evimiz. Sınıf arkadaşım ve aynı zamanda da karşı komşum olan elemanların evi uygarlık beşiğiyken bizim evimiz mülteci kampı gibiydi. Onlarda her şey sistematikti, bizdeyse tamamen anarşi ve kaos hakimdi. Onlarda yemek ve bulaşık sırası vardı, bizde artık kullanılacak tabak, çatal vs. kalmayıncaya kadar bulaşık yıkanmazdı ki bu da haftada bir kereye tekabül ediyordu.

Gerçi biz pisliğimizle mutluyduk…

Değişik değişik böceklerin cirit attığı bir ortam hayal edin. Fakat bu konuda başarılı bir diplomasi sınavı vererek odamdaki karıncalarla örümcekleri birbirine düşürmeyi başarmıştım. Kendimle gurur duyduğum anlardan birisiydi. Neyse… Gerçi biz pisliğimizle mutluyduk. Sistemsizlik içerisinde bir sistemimiz vardı. Mesela doğalgaz faturasını yatırınca kirayı vermiyorduk. Özellikle internet ve doğalgaz kesilmesin diye insanüstü bir gayretle, var gücümüzle projeler üretip, mali hesaplar yapıyorduk.

Fakat bu da uzun sürmedi. Yaptığımız aylık hesap sonucunda garip bir şekilde paramız artmış, ortalık bayram yerine dönmüştü. “Ne olur bugün makarna yemeyelim” dedik ve gözlerimiz parlaya parlaya iki sokak üstteki pideciye gittik. “Amca bize pide veyiy misin” tarzında siparişlerimizi verdik ve pide yemenin eşsiz hazzını yaşadık. O gece herkes mutlu uyumuştu.

Yaptığımız hesaba elektrik faturasını eklemeyi unutmuş bir de Tesla’ya küfür eder gibi o parayla pide yemiştik…

Gelgelelim sabah kalktığımızda hesapta yaptığımız hata yüzümüze tokat gibi çarpmıştı. Lavabonun ışığı yanmayınca “aaabi yine elektrik arızası var” diye elektrik dağıtım şirketine okkalı okkalı söverken birden kafamda bir ampulün parlamasıyla acı gerçeğin farkına varmıştım. “Allah’ım ne olur tüm mahallede gitmiş olsun” diye en içten temennilerimi yüce yaratıcıya gönderirken üst kattan gelen müziğin sesi son umudumu da kırmıştı. Maalesef fatura borcundan dolayı elektriğimiz kesilmişti. Resmen hayat durmuştu evde. Yaptığımız hesaba elektrik faturasını eklemeyi unutmuş bir de Tesla’ya küfür eder gibi o parayla pide yemiştik. O gün herkes başka yerlerde duş almak zorunda kalmıştı.

Absürd Hikayeler Serisi 1

Absürd Hikayeler Serisi 1

En muhteşem özelliklerimden birisi de uzun hali “Sistematik Asosyalliğin Patronu” olan “saplık.” Tahmin edeceğiniz üzere bu uzantıyı da ben uydurdum. Böyle lüzumsuzluklarım vardır benim. İşin aslı şu ki manyaklar gibi âşık olduğum kıza açılacağım gün başkasını sevdiğini öğrenince bayağı bir buhrana düşmüştüm. O zamanlar henüz üniversite 1. Sınıf öğrencisi 18 yaşında bir oluşum olmamın verdiği fırtınayla dipsiz bir melankoliye gömdüm kendimi. Artık nasıl gömdüysem bildiğiniz defnetmişim. Zira oradan çıkmam tam dört senemi aldı. Onu da daha sonra anlatacağım…

Devamı gelecek…

Yorumlar

4
Kimler Neler Demiş?

Yorum yapmak için Giriş yapınız.
4 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
4 Comment authors
Sinemtatlicadiseher35arslanOzlem Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Ozlem
Üye
Ozlem

Eline sağlık cok güzel olmuşş

seher35arslan
Üye
seher35arslan

Çok güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık

tatlicadi
Editor

çok güzel bir yazı olmuş

Sinem
Editor

Ah be Necati 🙂

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

18 Haziran 2018, 12:09

John Travolta Kimdir?

John Travolta, ‘Saturday Night Fever’ ve ‘Grease’ filmlerinde rol alan bir Golden Globe-kazanan oyuncu ve şarkıcı. Quentin Tarantino’nun ‘Pulp Fiction’ adlı kariyerinde bir canlanma yaşadı ve çok çeşitli ek projelerde rol aldı. John Travolta Kimdir? John Travolta, 18 Şubat 1954’te Englewood, New Jersey’de doğdu. 16 yaşına geldiğinde lise dışına çıkıp...

Devamını Görüntüle